PAYLAŞ

Ağız ve diş
sağlığı aslında tüm vücut sağlığı anlamına geliyor. Zira yeme, içme gibi hayati
işlemlerin hepsi ağız yoluyla gerçekleşmekte ve sağlıksız bir ağızla yenen,
içilen her şey sağlıksız bir şekilde mideye gitmektedir. Bunun yanında
sağlıksız diş ve dişetlerinin çok ağrılı, acılı oldukları da bir gerçektir.
Hatta pek çok kişi hayatta en yüksek ağrının diş ağrısı olduğundan şikayet
eder. Bir de ilerleyen dönemlerde diş kayıpları yaşanması durumunda ağız
sağlığı ve yeme, içme konforu asla eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü eksik dişin
yerine farklı yöntemlerle yeni bir diş getirilebilse de hiçbir şekilde kendi
dişinin verdiği rahatlık olmayacaktır. Tüm bunların yanında sağlıksız bir ağzın
inanılmaz kötü bir ağız kokusu anlamına geliyor olması da ekstra rahatsız edici
bir sorundur. Zira ağız kokusu; kişinin kendisi kadar etrafındaki kişileri de
rahatsız eden, sosyal çevreye zarar veren, yeme, içmeyi bile keyifsiz hale
getiren çok ciddi bir sağlık sorunudur. İşte bu sıralananların hepsi kişilerin
dişlere zarar veren sağlıksız alışkanlıkları devam ettirmeleri sebebiyle ortaya
çıkmaktadır.

Ağız ve diş
sağlığının önemi tüm dünyada bilinmekteyken, ülkemizde maalesef ağız ve diş
sağlığıyla ilgili veriler de, insanların hassasiyet gösterme oranları da
beklendiği şekilde değil. Şöyle ki; 35 -44 yaş arasındaki insanlarda çürük,
eksik veya dolgulu dişe sahip olma oranı % 10,8 iken, bu oran 65–74 yaş grubu
arasında % 25,8’e yükseliyor. Yani aslında biz, millet olarak ağzı ve diş
sağlığımıza gereken özeni göstermiyor, diş ve dişeti sorunlarında erken dönemde
tedavi için sağlık kurumuna başvurup bir önlem almıyoruz. Oysaki yukarıda da
değinildiği üzere sağlıksız dişler ve diş etleri; başta kalp, böbrek ile mide
olmak üzere tüm organları olumsuz yönde etkiliyor, diyabet ile mide ülseri gibi
kronik hastalıkları da tetikleyebiliyor. Sağlıksız bir ağız; hamilelerde erken
doğum, düşük ve düşük kilolu bebek riskini artırıyor, tüm vücut sağlığını
olumsuz etkiliyor. Bunlardan dolayı da sağlıklı diş ve diş etlerine sahip
olmak genel sağlığı korumak adına çok önemlidir. Dişlerin hasar görmesine yol
açan en önemli etken ise günlük hayat içinde rutin haline gelen, aslında
çoğunun hata olduğu bile bilinmeyen, zararlı alışkanlıklardır. Öncelikle ağız
ve diş sağlığını, bu sayede de tüm vücut sağlığını korumak için bu zararlı
alışkanlıkları bilmek ve bunlardan uzak durmak gerekir.

Dişlere zararlı alışkanlıklar

  1. Biberon kullanmak

Bebeklerin
biberon kullanması beslenmesini ve uykuya geçmelerini kolaylaştırıyor olabilir.
Ancak tüm gece ya da birkaç saat boyunca ağzında biberon olması hem
tehlikelidir hem de dişlerin gelişimi için zararlıdır. Biberonun içindeki tatlı
meyve suları, sütler ve hazır besinler dişlerine zarar vermekte, uzun süreli
biberon emmek de dişlerin çıkış esnasında birtakım sorunlara sebep
olabilmektedir. Bu bakımdan biberon kullanan bebekler uyuduktan sonra biberon
ağızdan çıkarılmalıdır.

  • Çok fazla çay, kahve ve sigara tüketmek

Sigara, çay
ve kahvenin dişlerin rengini sararttığın herkes bilir. Özellikle sigaranın
içindeki zararlı maddeler, estetik olarak renk değişiminin yanı sıra, diş ve
dişeti hastalıklarının da önemli sebeplerinden birisidir. Ayrıca sigara; dudak,
dil ve ağız kanserine yol açabilmektedir. Bu bakımdan hem estetik kaygılardan
hem de diş ve dişeti sağlığının bozulması riskinden dolayı sigara hiç
kullanmamak, çay ve kahveyi de az tüketmek doğru olur.

  • Özellikle geceleri dişleri sıkmak,
    diş gıcırdatmak

Bazı kişiler
uykusunda dişlerini gıcırdatır, sıkar, hatta sabah uyandığında dişetlerinin
acıyor olmasından şikayet eder. Diş sıkma sorununun genellikle strese bağlı
olarak meydana geldiği bilinmektedir. Kontrolsüz bir şekilde dişleri sıkmak; dişlerin
aşınmasına, çürüklere ve diş eti çekilmelerine neden olur. Bu bağlamda
öncelikle gündüzleri sert gıdalar tüketmemeye özen göstermek ve geceleri
dişlerini gıcırdatan ya da dişlerini sıkan kişilerin bir an önce diş
hekimlerine başvurup tedavi olmaları önerilir.

  • Asitli ve şekerli gıdaları, meyve
    sularını fazla tüketmek

Şekerli ve
asitli gıdalar, meyve suları ve diğer içecekler keyifli olmakla birlikte
kesinlikle başta ağız ve diş sağlığı olmak üzere tüm vücut için zararlıdır. Gün
içinde asitli gıdaların ve enerji içeceklerinin fazlaca tüketilmesi dişler
üzerinde şeker ve asit saldırılarının oluşmasına neden olur. Bu gıdalar
dişlerin çok hızlı bir şekilde çürümesine ve özellikle süt dişleri olan
bebeklerde bu tür içeceklerin diş kaybına sebep olduğu bilinmektedir. Hazır
meyve suları birçok vitamini bünyesinde barındırmakla birlikte, içerdikleri
şeker ve katkı maddeleri dolayısıyla çok zararlı olabiliyor. Bunların yerine
meyve yemek ya da meyvenin suyunu evde sıkıp içmek dişler ve tüm vücut için
daha sağlıklı olur.

Atıştırmalıkların
çoğunluğu zararlı katkı maddeleri ve fazladan şeker, yağ, tuz içermektedir.
Bunlar da diş ve ağız sağlığı için zararlı etkiler göstermektedir. Bu bakımdan
gün içinde sık sık atıştırmak, özellikle aralarda şekerli gıdalar tüketmek dişlerin
aralarında gıda maddelerinin kalma riskini artırır. Bu sebeple sık sık abur
cubur tüketilmesi zararlı iken, bu gıdaların diş ipi ile ya da diş fırçası ile
temizlenmemesi dişlerin kısa sürede çürümesine neden olur.

  • Dişlerle bir şeyler kırmak, açmak

Fındık,
ceviz gibi sert kabuklu besinlerin dişlerle kırılması, dişlerle şişe kapaklarını
açmaya çalışmak dişler için oldukça zararlıdır. Bu tür durumlarda dişler çatlayabilir,
aşınabilir ve hatta kırılabilir.

  • Sık sık şekerli sakız çiğnemek

Sakız
çiğnemek çok sevilen bir alışkanlık olabilir. Ancak şekerli sakızların sıklıkla
çiğnenmesi ağız ve diş sağlığını olumsuz etkiler. Sakızlardaki şekerler ağızda
fazla kaldığında dişlerin çürümesine sebep olur.

  • Dudaklara, dile ve dişe piercing
    takmak

Dile takılan
piercingler dişlere temas ettiğinden çizilmelere ve hasara sebep olurken, diş
piercingleri ise dişleri çatlatabilir ve kırabilir. Aynı paralelde dudak
piercingleri de benzer bir şekilde zarar verebilir. Dil, diş ve dudaklarda metal
cisim olması, bunların diş etlerine sürtünmesi diş etlerine zarar vererek zamanla
diş kayıplarının yaşanmasına sebep olabilir. Ayrıca piercingler ağız içinde
bakteri oluşumuna da yol açabilir.

  • Dişleri yanlış fırçalamak

Diş
temizliğinin en temeli günde en az 2 kere diş fırçalamaktır. Fırçalama
işleminin gereğinden daha kısa sürede olması, dişlerin çok sert fırçalanması ve
fırça kıllarının sert olması özellikle köklerdeki sement tabakasının aşınmasına
ve dentin tabakasının açılmasına sebep olabiliyor. Bunlar ise diş ve dişeti
hassasiyetine yol açabilir. Uzmanlar dişlerin; sabah ve akşamları 2 dakika
süreyle, orta sertlikte kıllara sahip olan bir fırçayla, oval, yumuşak
hareketlerle ve diş etine de masaj yaparak fırçalanması gerektiğini
belirtmekteler. Bunun yanında akşamları da diş ipiyle diş aralarının temizlenmesi
doğru olacaktır. bir de sağlıklı dişler ve dişetleri için 6 ayda bir rutin diş muayenesi
yapılmalıdır.

Sağlıksız beslenme,
beslenme bozuklukları, yeterli beslenememe ve özellikle de çok fazla tatlı
tüketmek dişlerin çürümesine neden oluyor. Bununla birlikte mide sorunları ve sık
sık kusmak dişlerin erimesine, aşınmasına ve dişlerin çürümesine sebep
olabiliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here